Celladın Şarkısı

“DAVET

Oğlum Gary Gilmore’un 17 Ocak günü Saat 7.50’de yapılacak idam törenine onur vermenizi rica ederim.

Annesi ,Bessie Gilmore ”

Celladın Şarkısı, “bir yazarın ölümünün kitabı” Yazarı Norman Mailer’ 1981 yılında Pulitzer ödülünü kazandıran bir başyapıt.

Reklamlar

Babam Öldüğünde Ağlamadım

Iris küçücük bedenin de taşıdığı acıyı açıkladığında daha 14 yaşındaydı. İki
gün sonra babası alnına tabancayı dayayarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen İris, bir daha asla bu konu hakkında konuşmadı.

“Baba İntihar Öyle Edilmez Böyle Edilir” 

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın oğlu Vedat Oğuzcan, 6 Haziran 1973’de Galata Kulesine gitti avucunun içinde sıkı sıkaya tuttuğu not kâğıdına bakarak bir fincan kahve ve bir kadeh konyak içti. 17 yaşındaydı, yaşam ve ölüm arasında ki gerilimi daha fazla kaldıramamıştı, Galata Kulesi’ne bu kez çıkan Çelebi değildi ve kollarını açtığında yere çakılmasını engelleyecek kanatları yoktu. Atlayarak hayatına son verdi. Baba, Oğuzcan artık “ACILAR DENİZİ” idi.

STEPHEN KING’DEN BAY MERCEDES!

Gerilim romanlarının usta ismi Stephen King, bu sefer okurunu şaşırtıyor ve gerilimi yüksek bir dedektif hikâyesi ile okurun karşısına çıkıyor. King’in saplantılı bir çılgının zihninden geçenleri tüyler ürpertici biçimde dile getirdiği, iyi ile kötünün arasında verilen savaşın öyküsünü anlattığı
Bay Mercedes, 19 Aralık’ta Altın Kitaplar etiketiyle raflardaki yerini alıyor.

“Ben aşkın, acının ve devrimin kadınıyım.” Frida Kahlo.

“Hayatta başıma iki korkunç kaza geldi, biri geçirdiğim otobüs kazası,   diğeri de Diego” Frida Kahlo’dan… Diego Rivera’ma.. Seni sevmeye başlayalı çok uzun zaman oldu. Küçük bir kız çocuğu idim, seni sevmeye başladığımda. Şimdi ise bedeni çürümeye başlayan yaşlı bir kadınım. Bütün bedenler çürüyor aslında Diego’m. Eskiyor bütün bedenler. Ama acı çeken yüreği var ise…

Yeraltı Edebiyatı

Yeraltı edebiyatı olarak adlandırılan edebi tür sert, aykırı, eleştirel, alkolizm, cinsellik, küfür ve sıradışılık gibi unsarlar ile gerçekle hayal dünyasının dışa vurumu şeklinde adlandırabiliriz. En azından ben öyle adlandırlıyorum. 19.yy sonlarında doğuyor yeraltı edebiyatı… Peki 19.yy’da ne oluyor… icat ve keşifler artıyor, Tıp, matematik, fizik, kimya, biyoloji, elektrik ve metalurji gibi alanlarda gelecek yüzyılın hızlı gelişen…